"Enter"a basıp içeriğe geçin

Sebepsiz Sürtüşmeler

İnsan denen garip varlığın tanınmasına kendi iç dünyamı çözmeye çalışarak başladım. Aslında çevreye bakış açımız, çevremizde iyi veya kötü olarak gördüğümüz her şeyin bizim kendi parçalarımız olduğunu fark etmem bir hayli zaman aldı. Kırmızı ışıkta geçtiği için kızdığınız sürücüden tutun da dünyanın diğer ucunda masum insanların üzerine bomba yağdıranlara yönelttiğiniz öfkeye kadar aslında her yer de kendimizi görüyormuşuz da ben geç fark etmişim.

Evet çevremizde gördüğümüz her şey ayna ve aynalarda seyrettiğimiz her şey bizim farklı parçalarımız. Kimi gördüklerimiz çok küçük parçalarımızdan, kimileri de (genelde sevdiklerimiz ve beğendiklerimiz) kendimizi tanımlamakta kullanabileceğimiz kadar büyük parçalarımız. Sonuç olarak aslında her şekilde kendimizi görüyor ve kendimizi yaşıyoruz. Kızdığımız ya da sevdiğimiz aynalarda olan şeyler, BİZden başkası değil.

Bilim meraklıları paralel evren teorisini bilirler. Şöyle ki paralel evrenlerde verdiğiniz her kararınızın sonuçlarına bağlı olarak her evrende farklı versiyonlarınız olduğunu iddia eder bu teorem. Hatta Flash vb. televizyon dizileri hatta filmlere bile konu olmuştur bu teorem. İşte buna benzer şekilde aslında çevremizdeki aynalarda da farklı versiyonlarımızı görüyoruz. Çünkü bütün olay çevremizi yorumlayışımızda saklı. Adeta aynı manzaraya bakan iki farklı insanın iki farklı şey görmesi gibi. Yani gördüklerimize yüklediğimiz anlamlar kendimize ait olduğu için gördüklerimiz de bizim parçalarımız oluyor.

Öyleyse çevremizi değiştirmenin yolu kendi bakış açımızı ve dolayısıyla da kendimizi değiştirmekten mi geçiyor yoksa? Neden olmasın ki?! Aslında bakış açınızı değiştirdiğinizde çevrenize vereceğiniz tepkiler de değişecektir. Değişen tepkilerin doğurduğu çevreye olan etkiler de değişecek ve çevrenin size olan tepkilerini de haliyle değiştirecektir. Suya atılan bir taş misali dalga dalga değişim bu şekilde başlayacaktır. Sizin değişim etkiniz ve iradeniz ne derece kuvvetliyse çevreye olan etkisi de o denli olacaktır.

Aslında bu yazının başlığında demek istediğim şey de tam olarak bu. Yani çevreye baktığımızda farklı aynalardaki yansımalarımız ise ve aslında sürtüşmeye başladığımızda kendimizle sürtüşüyorsak buna tam olarak sebepsiz sürtüşme denmez mi? O zaman kendimle sürtüşmeyi bırakıp, bakış açımı ve çevremdeki aynalarda gördüğüm manzaralarımı değiştirmeliyim.

Aynalarımla sürtüşmeyi artık bırakmalıyım.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir